ali ece

| 19 >>
işyeri modu
başlık içinde ara
  gss radyo  
gizle!
  1. tamsaha dergisi'nin yazarlarından.hafta içi lig radyo'da ve skytürk'te total futbol isimli programı mevcuttur.ayrıca blog'unda kader keita ile ilgili bir analiz yapmıştır.
    http://aliece.blogspot.com/
    (meistar - 11 temmuz 2009 18:25 ~ 18:29)
  2. bundan 3-4 hafta önceki skytürk'te ki total futbol programında gökhan zan'ın gidişi, nihat'ın gelmeyişi ve mehmet topuz transferinin gerçekleşmemesi üzerine bu üç transferin olmayışını beşiktaş'ın büyük şansı olarak nitelendirip, bir hafta sonraki programda nihat'ın transfer edilişini beşiktaş için çok önemli bir transfer olarak yorumlayan, koyu beşiktaş'lı yazar.
    (daemen12 - 11 temmuz 2009 18:47)
  3. four four two dergisinin yazı işleri müdürü. kafadakini ne zaman çıkartacak çok merak etmekteyim.

    http://3.bp.blogspot.com/...s1600-h/DSC_0050.JPG
    (marty - 30 eylül 2009 02:39 ~ 02:42)
  4. fotoğraflarını görünce harry kewell ımızın türkiye ve dünyanın en iyi taraftarları na sahip takım hakkında bilgi vermek için röportaj verdiğini düşündüğüm şahıs..
    (ahmeto - 30 eylül 2009 03:16)
  5. ali ece ile yapılan keyifli röportaj : http://www.idman.org/...yatini-konustuk.html
    (6dakika - 8 ekim 2009 17:30)
  6. "(futbolu seviyorsaniz) arda'yi rahat birakin!.. "

    * yazısı için;

    http://aliece.blogspot.com/...iz-ardayi-rahat.html

    edit: ekleme
    (ozlemico - 21 ekim 2009 10:32 ~ 10:36)
  7. taffarel ile ilgili çok güzel bir yazısı mevcuttur:
    (bkz: #157985)
    (shawshank - 11 kasım 2009 01:30)
  8. benim için en güzel sözleri comandante için yazmıştır ve 10'u anlatırken cok haklı bir sözle başlamıştır yazısına"hagi ya da türkiye ligi'nin başına gelmiş en güzel şey"

    http://aliece.blogspot.com/...-liginin-basina.html
    (oha be prekazi - 11 kasım 2009 01:45 ~ 01:45)
  9. an itibariyla lig radyoda yeğeninin galatasaray ve manchester united'ı tutmasına ön ayak olduğunu açıklamış sebep olarak da'' biz beşiktaşlı olduk çok acı çektik, bu iki takım taraftarı olunca daha mutlu olursun'' demiştir. seni her zaman sevmişimdir; ali ece..
    (gucun karanlik tarafi - 8 aralık 2009 17:37)
  10. dinar bandosu'nda gitar çalmaktadır. beyninin her iki lobunu iyi kullanabilmektedir. futbolu seven bir abimizdir. severek izliyoruz...
    (tirofijo - 9 aralık 2009 00:09)
  11. lucas neill hakkındaki yazısı için;

    --- alıntı ---

    "neeskens’in savunma prensi, tatlı-sert adam lucas neill"

    “öncelikle bir beşiktaşlı olarak son 10 yılda en beğendiğim ve en çok beşiktaş’a gelmesini istediğim tüm isimleri transferi eden galatasaray yönetimini -kıskanarak da olsa- kutlamam gerek. vizyon var, kalkınma modeli var, plan var, saadet var! rigobert song, milan baros ve harry kewell’dan sonra son 10 yılın bir diğer premier lig yıldızlarından lucas neill de adından fazla çok şeyi süper olmayan “süper lig”imizi süperleştirmese de kalitesini ve uluslararası repütasyonunu yükseltecek profilde futbolculardan birisi.

    neill’ın da gelmesiyle türkiye’nin olmadığı 2010 dünya kupası’nda kewell ve keita’yla beraber türkiye ligi’ni temsil edecek bir isim daha hoşgelmiş oldu. 31 yaşındaki avustralya kaptanını bazı küt burunlu kalemler “bu yaşta oyuncu alınır mı?” diyerek daha sahaya ayak basmadan eleştireceklerdir ancak artık savunmacıların da kaleciler gibi yaşlandıkça şarap misali güzelleştiklerini, 2005-2007 arasında iki kez şampiyonlar ligi finali oynayan milan savunmasının yaş ortalamasını hatırlamak ve hatırlatmakta fayda var! (yani arsene wenger o yaştan sonra sol campbell’ı aldıktan sonra bizim ondan daha iyi bilecek halimiz yok açıkçası!)

    şu anda 31 yaşındaki lucas neill, 23 yaşında millwall’dan blackburn’e transfer olan, top kesme özelliği üst düzey ama mental kalitesi tartışılır neill’dan çok daha iyi ve etkili bir savunma zanaatkarı. bundan yaklaşık üç hafta önce chelsea ile everton arasında oynanan 3-3’lük muhteşem maçta gösterdiği performansla maçın adamı ve premier lig’de haftanın futbolcusu seçilen neill, tam olarak kariyerinin en verimli olacağı döneminde galatasaray’a geldi.

    peki, bu kadar iyiydi de everton onu neden cüzi sayılabilecek bir ücret karşılığı galatasaray’a sattı? çünkü ekonomik olarak oldukça zor günler geçiren everton zaten neill’ı bonservis ücreti ödemeden, bedelsiz olarak transfer etmişti. bu durumda geldiğinden beri çok zor ekonomik şartlarda babadan alınan harçlığı kumbarada biriktiren çocuk edasıyla everton’ı yönetmek zorunda kalan david moyes için konjonktürel olarak kaçırılmayacak bir fırsattı. kariyerine sağ bek olarak başlayan ve mecburi durumlar dışında 2006 yazına kadar hep sağ bek olarak oynayan neill, everton’daki stoper krizi üzerine geçici ama acil bir çözüm olarak transfer edildi. kulübün izlandalı sahiplerinin global krizde batmasıyla büyük bir ödeme zorluğuna düşen west ham, maaşında indirime gitmek isteyince takımdan ayrılan neill, everton’a şu nedenlerden transfer edilmişti: geçen sezonun en iyi çıkış yapan stoperlerinden joleon lescott’un ani şekilde manchester city’ye transfer olması ve phil jagielka’nın uzun süreli sakatlığından sonra joseph yobo’nun da afrika uluslar kupası için takımdan ayrı kalacak olmasından doğan stoper krizi.

    lucas neill da galatasaray’ın bir diğer yabancı transferi keita gibi aile boyu futbolcu, babadan miras oyuncu olan bir isim. aslen irlanda’nın kuzeyinden olan babası edward’ın cliftonville’de oynamışlığı var. ancak baba edwards da avustralya’ya göç eden birçok irlandalı gibi 1960’ların sonunda ülkeyi yaşanmaz hale getiren terör ve devlet terörü olayları yüzünden okyanusya’nın fırsatlar ülkesine göç etmiş bir aile babası. lucas da neill ailesi göç edip hayatlarını biraz olsun düzene koyduktan sonra yani ada’ya adım attıklarından 9 yıl sonra 1978’de dünyaya gözlerini açmış.

    1995’te henüz 18’indeyken londra’nın rakipleri tarafından en çok nefret edilen, en belalı takımı millwall’a gelerek profesyonel olan neill, sert oyun tarzı ve zaman zaman nouma’yı andıran kavgacılığıyla kısa sürede the den tribünlerinin sevgilisi olmayı başarmış bir isim.

    millwall’un steven reid, tim cahill gibi genç yetenekleri kadrosunda bulundurduğu dönemde maviler’in savunmasının belkemiği olan neill aynı zamanda sağ kanattan hücuma verdiği destekle de öne çıkıp kendisini kabul ettirmiş bir savunmacı.

    2001-02 sezonunun başında daha sonra üç galatasaraylı tugay kerimoğlu, hakan şükür ve hakan ünsal’la takım arkadaşı olacağı blackburn rovers’a transfer olan neill, lancashire’ın mavi-beyazlı takımında gösterdiği başarılı performansla premier lig’in kalburüstü oyuncularından birisine dönüştü. ewood park ahalisi neill’ı savunmanın her bölgesi ve zaman zaman da önliberoda sergilediği 90 dakika formanın hakkını kanının son damlasına kadar veren performansla bağrına basarken, zaman zaman tatlı-sert oyun tarzının 'tatlı' dozunu azaltan oyuncu, ingiltere futbolundaki en önemli tartışmalardan birinin de öznesi oldu. mark hughes yönetiminde 'inceci' arsenal’in anti-tezi olan bir futbol anlayışıyla 90 dakika gücü elverdiğince savaşan ve estetikten çok ruhla maçlara asılan blackburn rovers bir ara futbol kulübünden çok 'dövüş kulübü' olmakla itham edilirken, mavi-beyazlıları eleştirenlerin verdiği en somut örnek lucas neill’dan başkası değildi! bunun da nihai sebebi 2000’li yıllarda steven gerrard’la beraber liverpool’un sembolü olan jamie carragher’ın neill tarafından sakatlanmış ve 6 ay oynayamayacak durumda olmasıydı!

    ancak neill’da 'savaşçı sert adam'dan daha fazlasının olduğunu ısrarla savunan bir isim vardı, o da avustralya milli takımı’nda sağlam oyun karakteri ve liderliğinden faydalanmak istediği neill’ın sağ bekten stopere alan johan neeskens’ti. rijkaard yönetimindeki barcelona’nın dünyanın en iyi takımı olarak lanse edildiği günlerde yardımcı teknik adamlık görevini yürüten neeskens, barcelona’nın zaman zaman kırılgan kalan savunmasını 'sertleştirmek' için rijkaard’a önerdiği ilk ve tek isim neill oldu. ancak neill’ın menejeri oyuncusunu transfer etmek isteyen diğer kulüpler chelsea ve liverpool’un tekliflerini arttırmak için işi yokuşa sürdü.

    sonra birden başka bir takımla anlaştığı ileri sürülen lucas neill, blackburn tarihinin figo’suna dönüşüverdi ve bir süre ewood park tribünleri tarafından yuhalandı. soluğu west ham’da alan neill, “liverpool yerine west ham’a giderek parayı seçti” eleştirilerine “beni west ham daha çok istediği için gittim” açıklamasını yaparken bu kez de premier lig’deki ilk takımı olan millwall’un taraftarları tarafından ezeli futbol düşmanları west ham’a gittiği için figo’luk yapmakla itham edildi. tüm bunların üzerine 2009 eylül’ünde iki küçük çocuğuyla beraber oturduğu evi soyulduğunda ise artık neill, ingiltere’de kalmak isteyen son kişiydi! everton formasıyla chelsea karşısında gösterdiği performans ise kendisini dünyaca ünlü yapan premier lig’e son öpücüğü oldu!

    bence galatasaray’ın ilk yarıdaki en büyük eksikliği oyun da kurabilen, liderlik özellikleri olan bir savunmacıydı. neill büyük ihtimalle servet’in stoperdeki partneri olacak, bir yandan fenerbahçe maçından itibaren galatasaray’ın aşil tendonuna dönüşen kırılgan savunmayı toparlarken, diğer yandan da sabri’nin olası bir sakatlığında eski mevkisi sağ bekte iyi bir alternatif olacak. bu açıdan neill, transferi bir taşla iki kuş! yaşlı mı? song kaç yıl oynadı, neler kazandırdı! neill, şanssız bir sakatlık olmaz ve nouma’lığı nüksetmezse en az 4 yıl galatasaray savunmasını sırtında taşıyacak kalibrede bir savunma sanatçısı… tabii sadece bence, gerisini zaman gösterecek!"

    ali ece

    --- alıntı ---

    http://www.goal.com/...4%B1-sert-adam-lucas
    (defjam - 15 ocak 2010 12:19 ~ 12:19)
  12. valla hastasıyım. kanat atkaya'nın beşiktaşlı versiyonu. ikisini bir programda göreyim, saatlerce dinleyebilirim.
    (substance - 16 şubat 2010 22:35)
  13. bjk'li olmasına rağmen sevip saydığımız değerli bir futbol yorumcusudur...ahmet çakar,sergen yalçın gibi eyyamcı yorum yapanlardan sonra ilaçtır ilaç, izlenesi ve dinlenisi bir insandır.
    (galatasarayizm - 2 mart 2010 23:03)
  14. herkesin futboldan anladıgı yorumcu ,teknik direktör kesildiği yurdumda, renk körlüğünden arınabilmiş gerçek yorumculardan biri...

    http://sportifcumleler.blogspot.com/...meyen-cocuklarn.html
    (oha be prekazi - 11 mart 2010 20:23 ~ 20:25)
  15. george best hayranıdır.
    (cardozo - 1 nisan 2010 18:53 ~ 3 nisan 2010 18:04)
  16. sivas maçında bandoesesle birlikte gitar çalmıştır. maçta eses taraftarı kendi arasında çok kavga etmiş. adam buna bile "olur böyle şeyler" diye cevap vermiş.
    (galas - 12 mayıs 2010 15:00)
  17. pascal nouma'nın kankasıdır. sky türk'teki total futbol programında galatasaray için chp ve real madrid benzetmeleri yaparak bizleri üzmüştür.
    (roadtomandalay - 28 mayıs 2010 04:39)
  18. yorumları ve şarkıları takip edilmesi gereken futbol sevdalısı ve müzisyen. sıkı beşiktaşlı olmasına rağmen hiçbir zaman fanatikleşmeyen, objektifliği elden bırakmayan güzel insan...
    (metin gibi olabilmek - 5 haziran 2010 01:11 ~ 6 haziran 2010 12:49)
  19. (bkz: mr bandana)
    (pilgrim - 5 haziran 2010 01:14)
  20. ali ece
    sadece 4 hece
    futbol sevgisi üst derece
    inmez ki bir alt levele

    pascal nouma sever
    metrobüse de biner
    bmw ve mercedes yoksa cepte
    yine akbile ateşlemece

    total futbol'un varsa a-b-c'si
    türk futbolunun da ali ece'si
    oldukca fazladır bilmecesi
    hanım koş şiiir yazdım

    ( 4. mısra için ne salladım be hoca)

    nottingham forrest: bu adam takip edilmez mi ya? saygı duyulur bu beyefendiye.
    (kalifiye jurnal - 5 haziran 2010 01:38 ~ 01:40)
  21. kendisi sözlüğümüzü okumakta. keşke galatasaray'lı olsaydı dediğim bir başka beşiktaşlı. diğeri için

    ibrahim altınsay
    (barfly - 5 haziran 2010 01:43)
  22. total futbol'da anlattığına göre antalya'da en büyük cm efsanesi olan maxim tsigalko ile tanışmıştır. hatta kendisine "abi sen, benim oyunda 50 golden aşağı düşmüyordun, yoksa hocan doğru oynatmıyor mu?" sorusunu sormuş.*
    (mustycbu - 24 haziran 2010 01:48)
  23. an itibariyle kendisi show tv'de siyaset meydanı programında bulunuyor. kendisini dinledikçe hayranlığım bir kat daha artıyor.
    (metin gibi olabilmek - 2 temmuz 2010 02:47 ~ 02:55)
  24. --- alıntı ---
    zamanında kendisi marsilya'da iken bir hala saha maçında rakibine sert bir şekilde girmiş rakibi de 'yavaş ol yeğen, lorik cana ile akraba filan mı bu?.demiş eleman fransızca dile getirmiş bunları tabii ki.
    --- alıntı ---

    lorik cana için, tekniği zayıf fakat olağanüstü mental yapıya sahip, çalışkan, savaşçı, lider özelliklere sahip bir oyuncu dedi.
    zaten hem marsilya hem de psg taraftarlarınca sevilmiş bir adam boş adam değildir diye de ekledi.
    (sarikirmizigulusler - 14 temmuz 2010 16:52)
  25. adam gibi adam.
    (giga59 - 14 temmuz 2010 16:57)
| 19 >>



hakkında · kullanım koşulları · twitter · facebook · mobil · iletişim
© 2008 - 2017 galatasaray sözlük