efendim tüm genellemeler yanlıştır.. ama çoğu yakın arkadaşımın beşiktaşlı olmasından mütevellit bir sonuç çıkardım: hepsinin futbola bakış açısı aynı neredeyse.
kendi başarısızlıklarına hep bir bahane hep bir bahane.. ama bu baheneler hep dış etkenler!
geçen sene hakem hatalari olmasaydi beşiktaş şampiyon olurmuşmuş gibi şeyler.. bende her defasında ''canım arkadaşım zar zor 3.olmuşsun ne konuşuyorsun'' diyorum. tamam hakem hatalari oldu fazla da oldu belki ama hiç takımına sinan enginine bakmıyormusun?
aşmış bu arkadaşlar 4 sene şampiyon olduğumuzda bile hakem sayesinde şampiyon olmuşuza getiriyorlar lafı o derece.. hep küçük görme hep karalama nereye kadar dimi ama kartal kardeşim?
bir de şerefli ikincilik muhabbetlerine hastayim o ayrı.. geçen sene fener trabzon'u yenseydi küme düşmesi kesin manisa'ya kaç tane daha atarlardi merak ediyorum? (bkz: 10 mayis 2008 besiktas vestel manisaspor maci )
işte bu durumda galatasaray olsaydi şimdi havada uçan lafları, geyikleri düşünemiyorum. bilirsiniz 8-0 yendiğimiz ankaragücü maçını bu arkadaşlar olmayacak yerlere getirmiştir. ama bu arkadaşlar ankaragücü'nün o sezon herkesten farklı yenilgiler aldığını hatta kendilerinin 6 attığını hiç hatırlamazlar. hele o sezon galatasaray'in golcü bir takım olduğundan, fenerbahçe'ye de deplasmanda 4 attığını görmezden gelirler.
lafın kısası bu arkadaşlar kendi bildiklerinden başka bir şeye inanmazlar *, işlerine gelmeyince futbol kurallarini bile inkar ederler.
edit: beşiktaş'lı arkadaşlarımın bazı yanlışlarından bahsettim, bana göre.. evet yaratıcıdır, iyidir, güzeldir, candir bu arkadaşlarım ama abartmayı severler, ve kendi yarattıkları küçük masalları efsaneleştirmeye çalışırlar.
(maghaju - 29 eylül 2008 18:28 ~ 1 haziran 2009 12:14)
be$ikta$lı genç nesil sadece 1 yada 2 $ampiyonluk gördüğü için artık yeter ulan dediğini görmekteyiz. ama yine de bu sevdadan vazgeçmeyecek kadar takımlarına bağlı olduklarını görmekteyiz (kendi arkada$larımdan biliyorum). takımları küme bile dü$se be$ikta$ onlar için en büyük takım.
taraftar olarak bağlılıklarına, sadakatlerine lafım yok ancak özellikle geçen senelerde mentalite olarak bir hata olduğunu düşünüyorum. taraftarın görevi nedir? bunu açıklamaya gerek yok herkes biliyor zaten ancak beşiktaş tribünlerinde taraftarın takımın, popülerlik olarak, önüne geçtiğini ve de bunun doğru birşey olmadığını düşünüyorum. üniversiteden çok iyi bjklı bir arkadaşım kaybettikleri avrupa maçı sonrası "kaybettik ama olsun taraftar olarak gene şov yaptık" yorumunda bulundu ve duruma üzülmüş gibi değildi. ardında da "avrupa bile beşiktaş taraftarından konuşuyor" dedi. bilmiyorum da bana ters geliyor bu mentalite. taraftarın takımın önüne geçmesi kimsenin umurunda değil heralde, acaba hata ben de mi? yoksa kupalar, başarılar, ödüller taraftara mı veriliyor? west ham united aslında dünyanın en iyi takımlarından biri mi? yoksa green street hooligans dan çok mu etkilendim?
(areyouplayer - 30 eylül 2008 13:57 ~ 7 ekim 2008 00:40)
türkiye'nin 3. büyük takımının taraftarlarıdır.
taraftar sayısı yönünden üçüncüdürler, başarı olarak üçüncüdürler, hep galatasaray ve fenerbaçe'nin gölgesinde kalmışlardır.
bu üçüncülüklerini örtmek için biraz agresif tavırlar sergilemektedirler. en azından kulüp anamındaki başarısızlıklarını bu şekilde aykırı tavırlarla örtebilecekerini düşünmektedirler.
ancak ne yaparlarsa yapsınlar türkiyenin 3. büyük takımının taraftarlarıdır.
(90dakikapres - 13 ekim 2008 02:37 ~ 4 kasım 2008 18:39)
klüpte başarı ve yeteri kadar rekabet olmayınca medya tarafından ön plana itilen ve kendilerini de renklerden ve klübün adından öne koyan yaratıcı, ateşli ve görsel olarak iyi bir taraftar grubu.
galatasaray taraftarını genel olarak megolaman bulan, başarısızlıkta takımın yanında olmayacağını düşünen taraftar topluluğu. aslında bu bir genelleme, yine çok delikanlı çocuklar da vardır belki aralarında. ama şimdi yıllar yılı elinizde hiç bir şey yok diye bok atmaya ne gerek var yani?
bi de bunların komik olanları var * .. konuşurken seni mi aptal yerine koyuyor yoksa o mu aptal anlayamazsın.. hani ajdar anık gibi diyeyim size.. işte onun beşiktaşlı olanları. **
böyle birisi sözlükte yazar olsa keşke! yazsın yazsın neşemizi bulalım.. ne bileyim sözlüğü terk etmek istesin. polemik olsun.. bizi saf yerine koysun.. güzel olmaz mı be sözlük?! hem o eğlenmiş vakit geçirmiş olur; hem biz..
(bkz: adnan aybaba)
haa bi de böyle birinin yanında da selçuk yula tarzı biri olsun sözlükte; galatasaray'ı küçük takım yapıp kibrit kutusuna sığdırmaya çalışsınlar.
o yüzden mesajımı da vereyim: (bkz: sozluk her takım taraftarına açık olsun) ***
hep haksızlığa uğramış olduklarını iddia etmeleri dışında beni hiç rahatsız etmeyen taraftar tipidir. özellikle yeni nesil taraftarını ayrıca takdir ediyorum, bu nasıl sevgidir ki son yıllarda görülen tek bir şampiyonluğa rağmen hala o güzel besteleri yapmakta, tribünleri doldurmakta ve her sene aynı inançla "şampiyon olacağız beşiktaşım bu sene" diye bağırabilmekteler. renklerle (bkz: siyah beyaz) mi ilgili bilmiyorum ama beşiktaş denilince aklıma hep ikinci lige düşse de desteğini kaybetmeyen juventus geliyor. fenerbahçe taraftarı'na bin kez yeğleyeceğim insanlardır kendileri. iş rekabete gelirse tabi ki fener'in yeri ayrı bizim için*, ama beşiktaş taraftarı olmasa da bu lig çok eksik kalırdı.
anlamıyorum gerçekten, yahu takımınız oynayamıyor işte..o penaltı olmasa, diğeri olacak, birinden sekse diğeri girecek...biz maçı biraz rolantiye alınca gol atıyorsunuz, sanıyorsunuz ki biz oynuyoruz da hakem bizi sevmiyor...yıllardır aynı hikaye..nedendir bilinmez, biz kötü oynuyoruz da kaybediyoruz diyemiyorlar..neyse
ali sami yen'de seslerini çıkarmak için çok uğraştılar bugün, bizim mabed saraçoğlu mu be sizin sesiniz duyulsun orada. ama üzülmeyin, biz sizin yerinize "yıldırım demirören yeter" diye bağırdık. siz olsanız o kadar kalabalık orada, aynısını bağıracaktınız zaten, galatasaray taraftarının kıyağıdır size. *
"penaltilar penalti degil oyle penalti mi olur lan?" diyen babamin ve evde "ay ayol ay ayol ibne baros ibne baros" diye kiskanclik icinde kivranan kardesimin dahil oldugu taraftar grubu.
bugün sami yen'de kendilerini kudurttuğumuz taraftarlar. tarihini hatırlamadığım 4-5 yıl önceki yağmurlu bir bjk deplasman maçında yenildiğimizde bizimle dakikalarca dalga geçmişlerdir.
an itibariyle üzülen taraftar. öte yandan bir de "kardeş takım derler, sene sonunda şampiyonluk yine gelecek seneye mi kaldı? diye laf atarlar" gibisinden bir banner'a sahip takım. ulan kim dedi kardeş takım diye? sadece yıldırım demirören'iniz gönlüm galatasaray'ın şampiyon olmasından yana demişti 1 veya 2 sezon önce o kadar.
21 aralik 2008 galatasaray besiktas maci öncesinde oldukça fazla sayıda beşiktaş taraftarı karakola alındığından o kadar para vererek aldıkları deplasman biletleri boşa gitmiş. ne işiniz var sizin mecidiyeköy'ün göbeğinde formalarla ve de üzerinizde meşalelerle çocuklar.