11 ocak 1972 rize dogumlu eski galatasaray'li futbolcu.sol kanatta gorev yapmıstır.sabri sarıoglu ayarında ki hızı sayesinde olumlu isler yapmistir. 2-2 biten 8 kasim 1997 galatasaray trabzonspor maci'nda sonradan oyuna girerek 1 gol atmistir.golden sonra havada takla atarak gol sevincini yasamistir.
galatasaray'da genel olarak sol kanattan ceza sahasına girdigi an rüzgarın etkisi ile kendisini saha dı$ında bularak zaman doldurdu. boyunsuz futbolculardandı.
ibrahim üzülmezin başka bir versiyonuydu. hafif kambur gibiydi. attığı takla revivo'nunkine 5 takardır.
bu arada bize gençlerbirliğinden transfer olmuştu.
galatasaray'a fatih terim'in 2. sezonunda gelmişti, nam-ı diğer "turbo osman". hızlı koşmasıyla, maç boyu soldan bindirmeleriyle almıştı bu lakabı. turbo osman, galatasaray'da fazla tutunamadı. yanlış hatırlamıyorsam bir sezon sonra bursaspor'a transfer olmuştu. osman diyince aklıma o sezon oynanan türkiye kupası finali gelir hep.
ilk maçı inönü'de 1-1 biten finalin 2.ayağı sami yen'de oynanmıştı. ilk yarıda beşiktaş şifo'nun rövaşata golüyle 1-0 öne geçse de ikinci yarı arif skoru dengeledi ve maç uzatmaların ardından 1-1 sona erdi. penaltılara geçildi. hangi sırada atıldığını tam hatırlayamasam da ortalarda bir sırada topun başına osman geçti. maçı babamla birlikte izliyorduk ve göz göze geldik o an. ben tugay dururken, hagi dururken, hakan şükür dururken osman ne alaka dercesine baktım. nası baktım siz düşünün artık ki babam açıklama gereğinde bulundu: "fatih hoca taktik yapıyor, diğerlerinin nasıl atacağı az çok belli, bilinmedik adama attırıyor ki süpriz olsun, akıllı adam şu fatih hoca". amma velakin osman topu üstten auta gönderdi. çok kızdım babama sanki osman'a o git at demişçesine. ayıp etmişim şimdi anlıyorum. neyse, zaten sonra kaleci fevzi hagi'nin penaltısını da çıkardı ve kupa beşiktaş'ın oldu. sonrasında fatih hoca tugay'ın ve hakan'ın penaltı atmak istemediklerini sitemli bir şekilde açıkladı. olay falan olur gibi oldu bu durum.
turbo osman da o penaltıyı kaçırdığı anki yüz ifadesiyle aklıma kazındı böylece.
süratinden dolayı, sol kanattan kaptırıp giderken topla birlikte auta çıkan futbolcudur. galatasaray'dan ayrıldıktan sonra bursaspor'da ve bir sezon da belçika 1.liginde beveren takımında oynamıştır. bir dönem galatasaray çorlu futbol okulu'nda antrenörlük yapıyordu ama şu andaki durumunu bilmiyorum.
bir maçta * ikinci yarı oyuna girmişti, fatih terim ancak 10-15 dakika dayanabilmiş sonra tekrar oyundan almıştı. maçtan sonra neden osmanı oyuna sokup geri aldınız diye soran gazeticiyi de çok pis bozmuştu.
oldukça hızlı ve kısa boylu bir oyuncuydu. takımımıza transfer olduktan sonra maç öncesi dağıtılan fasiküllerden birinde kendisi hakkında arif'in hızına yetişemeyip çelme takanlar osman'a ayakkabılarını fırlatacak başlığıyla bir haber vardı.
bir ayağını eliyle tutup diğer bacağıyla onun üzerinden atlayabilen bir insandı, hagi de denemişti fakat yapamamıştı, birkaç defa yaptırdı bu hareketi osman'a o da denedi ve başaramadı maalesef, boynu yokmuş gibi olmasına rağmen bir de üstüne mobilet ense saç modeli yaptırmıştı, ben çok severdim.
benim aklımda daha çok gençlerbirliği günleri ile yer etmiştir. galatasaray'a gelmeden önceki sezon kupada oynadığımız, meşhur 3423534 penaltılı maçta, ankara 19 mayıs'ın maraton tribünündeydim. yağmur yağıyordu. bir abi hiç sıkılmadan şunları tekrar etti maç boyu:
"osmaaaan, üşüyecen üstüne bir şey giy!"
osman'ı ne zaman görsem bu olay gelir aklıma. galatasaray'daki başarısızlığını da tamamen buna bağlamışımdır. şimdi olsa, yeni trende uyar, açıktan bozma iyi bir sol bek olabilirdi belki, kim bilir.