frank rijkaard için söylenecek en güzel sözlerden biri.çünkü onun bu yıl gerçekten tek ihtimali var avrupa ligi şampiyonluğu.onun için diyor ya "transfer yapmasanız da benim için farketmez"
yakın çevresine, "siz football manager'ı bilgisayarda oynuyorsunuz, ben gerçek hayatta" diyen adam. medyada çok sık okumuşsunuzdur; "haldun üstünel transfer çalışmaları için bilmem kaçıncı yurt dışı seferine çıktı" diye. buna inanıp inanmamak size kalmış, ama üstünel, gidiş/dönüş uçak bileti paralarını, kaldığı lüks otellerin (görüşmeleri daha etkili kılabilmek için) tüm faturalarını (konaklama, yeme/içme vb), gittiği yerlerde kiraladığı tüm bentley'lerin (başka arabaya binmez) ve daha aklınıza gelebilecek tüm masrafları cebinden karşılıyor. daha geçen haftaya kadar cebinden ödediği para 800 bin euro'yu geçti, galatasaray'da yöneticilik yapmaya başladığından bu yana. bunların maddi geri dönüşü yok. "neden?" diye soracak oluyorsunuz, "galatasaray" diyor bu adam. gerçekten büyük adam.
artık ciddi ciddi haldun üstünel olabileceği düşünülen ekşi sözlük insanı. değilse bile ona çok yakın bir arkadaşı olsa gerek. zira aşağıdaki entrydeki çok ince transfer detaylarını kolay kolay kimse kimseye anlatmaz.
galatasaray 'ın kendisine neden ihtiyacı olduğunu, çok kısa ve önemli bir örnekle anlatayım.
elano blumer.. seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz, kimyası henüz galatasaray'la uyuşmamış da olabilir. ancak şu bir gerçek ki, çok önemli bir transferdi. lincoln'den farklı olarak geniş bir piyasası var. transferini bitiren kim? haldun üstünel. oysa bu transfer görüşmeleri sırasında, birkaç avrupa kulübünün yanı sıra çok ciddi bir rakibi daha vardı: beşiktaş! son şampiyon apoleti ve cebinde şampiyonlar ligi biletiyle. haldun üstünel devreye girdiğinde beşiktaş çoktan manchester city ile anlaşmış, elano'yla görüşmelere başlamıştı. ki o galatasaray uefa avrupa ligi için 2 ön eleme oynayacaktı. iki kulübün elano'ya önerdikleri yıllık ücret de üç aşağı beş yukarı aynıyken (ki beşiktaş daha sonra tabata için gaziantepspor'a elano'dan daha fazla bonservis ücreti ödeyecekti), bu brezilyalı yıldızın galatasaray'ı tercih etmesinin sadece iki nedeni vardı. 1- frank rijkaard, 2- haldun üstünel. bilmem rijkaard'ı da haldun'un 8 ayda ikna ettiğini hatırlatmama gerek var mı..
soru: sayet bu isim jo ise sizin ihtimalleriniz disinda bir transfer olacak degil mi/ cunku devre arasi iyi adam -ki jo iyi herhalde- alinmaz neill icin bile uzuun uzuun pazarliklar yapildi demistiniz. iyi transferler yaza demistiniz. yoksa erken yaz mi?
cevap: bunlar mı yani iyi transferler? sizin ruhunuz çekilmiş. temmuz'da bu oyunun kralları gelecek diyorum, not edin bi' yerlere;)
soru: oha ronaldinho..ucmak'ta sinir yok by vsilah
cevap:ucmak'ta sınır yok tabi, orası bağımsız kendi halinde bi' ada. neyse beyler. daha fazla uykunuzdan olmayın. şöyle bi toparlama yapalım. dün ve bugün tamamen jo günüydü. tahminim bu gece tsi 03.00-03.30 arası iş biter, yarın saat 10.00'da açıklanır. ondan sonra bir yabancı transferi daha olacak, bu isim orta saha olacak diye düşünüyorum. linderoth ve nonda yolcu. onun dışında, cevap veremediğim sorular için kusura bakmayın, 1450'yi geçtik, istanbul'u fethedeceğiz yakında. herkese iyi geceler:)
haldun üstünel, arkadaşım.. skibbe'ye en baştan karşıydın biliyorum. burada yazdıklarımı okuyacağını da biliyorum. artık bu görev senindir arkadaşım. skibbe iyidir, dosttur, candır, canciştir tamam, ama biz hayır kurumu yönetmiyoruz biliyorsun. ben de iyi biriyim, teknik direktör yapıyor musun? haydi arkadaşım. bak mancini çiftliğinde jogging yapıyor. bizim adamımız orada arkadaşım. bunu sen de biliyorsun. senin bunu bildiğini, mancini ile görüştüğünü ben de biliyorum. hadi arkadaşım. bu işi sen yaparsın. galatasaray'ın hocası mancini'dir. bu takımı mancini kadıköy'e götürür.
aman diyeyim arkadaşım. rijkaard falan. sakın, lütfen, bak sakııın... zaten oğlu hasta. amerika'da tedavi oluyor. aklı da orada kalır. burada ne medyayla başa çıkabilir ne de taraftarla. sen mancini'yi getir arkadaşım.
mancini..
galatasaray teknik direktörü...
***
bu arada bir dip not: hayat ne kadar enteresan, değil mi? feldkamp türkiye'ye tatile geldi. 1 hafta bodrum'da, 1 hafta polat otel'de kaldı. kalli evine döndü, 3 gün sonra skibbe'nin yardımcıları kovuldu. hayat işte. tesadüflerle dolu!
öyle değil mi arkadaşım?
(tek ihtimali olan insanlarin hikayesi, 11.10.2008 20:24)*
sanırım sezonun ilk, 'ilk 11' transferini futbol takımı topbaşı yapmadan açıklayacaklar. bu da 3 güne tekabül ediyor doğal olarak. "3 ihtimalli maç" gibi olacak ama milyon euro'luk transfer bu işte, her türlü engel sıkıntı yaratabiliyor. yine de fabregas'ın dediği gibi, "her an her şey olabilir."