oyuna sonradan girdiği maçlarda, şimdilik takımda yer bulmasının zor göründüğü, sakat oyuncuların takıma dönmesiyle 18 kişilik kadroya girmesinin bile mucizelere bağlı olduğu, bu sezon takıma katılan genç oyuncu.
kartalspor'da geçen sene çok iyi performans gösterdikten sonra aldığı parayı beğenmemiş, bunun sonucunda kadro dışı bırakılmıştır. daha sonra galatasaray'a transfer olmuştur kendisi. transferine gerekçe olarakta 16 maçta attığı 6 gol ile birlikte uzun boyu ile topları arkadaşlarına indirebilmesi örnek gösterilebilir. kendisine geleceğin hakan şükür'ü denmektedir ayrıca.
6 ay önce kartal'da simit, pide yerken, semt berberine traş olurken, televizyondan lincoln'lü galatasaray'ın maçını izlerken, şimdi ali sami yen'de maça çıkıyor. konsantre olması çok zor. belki de pasaportu bile yeni çıkmıştır. ben kartal'lıyım garanti veriyorum, oynayamaz.
oynatmadan anlayamacagimiz cok buyuk gelecek vaad eden isim,
scoutgsnin gozbebegi.
skibbenin tek elestirdigim yonu kadro rotasyonunu saglayamamasi sebebiyle forma sansi bulamayan,
kesinlikle 2. cift forvet oynayan ve oynayabilecegi bir takima kiraya verilmesi gereken isim.
fm09 daki joker futbolcu! nerde oynarsa oynasın başarılı oluyor. eger gercek hayatta böyle oynayabiliyorsa? * ve skibbe oynatmıyorsa! ne anladık o işten!
iş baros u otynatmak değil yaser yıldız ın barosu kesmesini sağlayacak performans göstermesinde.
istiyoruz ki; altyapıdan çıkan ya da anadolu'dan gelen genç bir futbolcu hemen takıma girsin, oynadığı maçlarda gollerini atsın takımı sırtlasın. işte sırf bu beklentiden ötürü genç futbolcularımızın bir çoğu yok olup gitmekte. evet örnekler mevcut, geldiği ilk sezonda mükemmel oynayan, golleri sıralayan gençler de var ama hepsinden aynısını beklemek çok yanlış.
yaser de öyle, daha çok genç. 1988 doğumlu. hem de galatasaray'a 2.lig'ten kartalspor'dan gelmiş. yani arada geçiş için kullandığı bir süperlig takımı bile yok. kartal'da kartalspor'la idmanlara, maçlara çıkarken bir anda kendini florya'da, türkiye'nin en büyük takımında bulmuş. bu geçiş süreci kolay değil. zamana, ısınmaya ve konsantrasyona ihityacı var. bu sene onun için iyi bir pişme süreci. maçlarda çok fazla süre almıyor olabilir ama üst düzey futbolcularla -özellikle lincoln, kewell, arda, baros gibi isimlerle- idmana çıkıyor. bellinzona ve altay maçlarında süre aldığı kısa sürelerde de şansını çok iyi değerlendirdi.
8 ocak 2009 altay galatasaray maci'nda attığı gole gelince, o topa öyle yükselip öyle güzel kafa vuruşu yapmak her topçunun harcı değil. yaser kalitesini belli ediyor.
sabretmesi lazım, sabretmemiz lazım, acelemiz yok. olacak bu çocuk olacak!
hakan şükür bıraktığından beri güzel kafa golü göremeyen galatasaray'lı bünyelere 8 ocak 2009 altay galatasaray maçında çok güzel bir hediye vermiştir.
profosyonel olarak futbol oynamayan; ama pek çok futbolsever gibi halısahalarda orada burada top koşturmayı seven bendenize genellikle beceremediğim* kafa vuruşlarını öğretmesini dilediğim futbolcu. nasıl oluyor da oluyor, o kadar zıplıyorsun, önündeki savunma oyuncusuna rağmen sert ve isabetli kafa vurabiliyorsun, diye sormak istediğim oyuncudur aynı zamanda.